Şubat 2019 Kahvaltımızda Murat Yeşildere’yi ağırladık

Perakende ve tüketici malları sektörlerinde çalışan kadın liderleri destekleyen, üst düzey kadın yöneticilerin sayılarını artırmayı ve gelişimlerine katkıda bulunmayı misyon edinen LEAD Network; 7 Şubat 2019’da gerçekleştirdiği, aylık toplantısında, özel sektör danışmanlık firması Egon Zehnder’in yönetici ortaklarından Murat Yeşildere’yi ağırladı.

Murat Yeşildere, ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’, ‘’Liderlik ve Bilinçsiz Önyargılar’’, ‘’Halka Açık Şirketlerde Kadın Yönetim Kurulu Üyelerinin Artırılması’’ konularındaki birikimlerini LEAD üyeleri ile paylaştı.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini ancak erkeklerin farkındalığını artırarak sağlayabiliriz diyen Yeşildere, ‘’Biz 40 erkek ‘’Yanındayız’’ diye bir dernek kurduk. Derneğimizin Genel Başkanı da kadın. Bu dernek ile birlikte cinsiyet eşitliği konusunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz’’ dedi.

Halka açık şirketlerde Yönetim Kurulu üyelerinin artırılması konusuna değinen Yeşildere, “Bugün Türkiye’de halka açık yaklaşık 400 şirkette 2.800’e yakın Yönetim Kurulu üyesi var. Bu üyelerin yaklaşık yüzde 85’i erkeklerden oluşuyor’’ diye konuştu.

Bu Yönetim Kurullarında çıkan resim ile daha yönetim kurullarına girmemiş ama aday olan kadınların kesitlerini karşılaştırdıklarını belirten Yeşildere, ‘’Bu karşılaştırma da analitik olarak bir kere daha gördük ki yetkinlikler bazında yönetim kurullarında olan erkekler ile aday kadınlar arasında önemli farklılık yok’’ dedi.

Yönetim Kurullarında kadınlar kendilerinden beklenen performansın çok daha fazlasını gösteriyor diyen Yeşildere, ‘‘Araştırmalara bakıldığında kadınların iş hayatında performans olarak yüzde 100 değil yüzde 110’luk performans gösteriyor. İşte kadın ile erkeğin farkı burada başlıyor. Kadın yaptığını bile söylemekte zorlanırken erkek hikayesini daha güzel satıyor’’ açıklamasını yaptı.

Yeşildere, talep bizim problemimiz ama arz ile ilgili de bizler kendi oturduğumuz koltuklarda neler yapabiliriz diyerek, ‘’ Türkiye’deki kadın yönetici profili ile ilgili olarak bir çok şey söyleyebilirim. Kadınlardan iş hayatında beklenen hep elinden gelen eforun fazlasını göstermeleri. Bunu da başarıyorlar. Buna karşın erkeklerde olan güven ve rahatlık kadınlarda maalesef o derece yok’’ diye konuştu.

Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda sadece talebi değil arzı da yönetmenin gerektiğini belirten Yeşildere, ‘’Erkeklerdeki bilinçaltı önyargıları DNA’larına işlemiş. Bunun düzeltilmesi gerekli. Dili değiştirmenin bunun ilk adımlarından olacağına inanıyorum’’ dedi.

Yeşildere sözlerine şöyle devam etti;

Uluslararası araştırmalar gösteriyor ki bir erkek bir role aday olmak için rolün beklentilerinin yüzde 60’ını karşılaması yeterli gelirken; bir kadın yüzde 100’ünü karşılıyorsa ben varım diyor. Buna karşın el kaldırmıyor ve karşı taraftan kendisini seçsin diye bekliyor.

Geçen sene Amerika’da mutlu olmanın 4 kuralı şeklinde bir yazıya denk geldiğini hatırlatan Yeşildere, ‘’ 4. Madde güneş gözlüğü takmaktı. Yazan diyor ki eğer güneş gözlüğü takmazsanız güneşe gözlerinizi kısarak bakarsınız. Güneşe gözlerinizi kısmaya başladığınızda beyin “mutsuz edecek bir şey var”ı anlar ve evhama kapılır. Beyin bu kadar basit çalışıyor. O basitlik içerisinde karşınıza çıkan zorlukta mücadele ederken kendi endişelerinizi ve korkularınızı dile getirmeye veya bunlardan geri adım atmaya başladığınızda beyin ondan sonraki beklentilerini ona göre ayarlamaya çalışıyor ve sizde hayatta büyük adımlar atabilecekken daha mütevazı adımlar atmaya başlıyorsunuz. Dolayısıyla düşünmeden kendinizi beynin ellerine vermeyin. Çünkü beyin sizi bilinçsiz önyargılarla yönetiyor’’ açıklamasını yaptı.

Kendimizi markalarımızı yönettiğimiz gibi yönetmemiz gerektiğine de vurgu yapan Yeşildere sözlerini şöyle sürdürdü;

‘’Bunun ışığında 4 önemli başlığa dikkat çekebiliriz. Merak, öğrenme isteği ile hareket etmek; özellikle kendini anlamak için geribildirim almalıyız. Daha çok geri bildirim almak için etki alanımızı genişletmeli, olabildiğince farklı insanlardan geribildirim almalı ve tüm dataya tarafsız olarak bir resim gibi bakmalıyız. İç görü ile bu resimleri okumak daha iyiye doğru evirilebilmemiz için önemli olacaktır. Ayrıca duygusal enerjiyi iyi kontrol ederek kararlı olmamız da çok önemli.’